KÜTÜBÜ SİTTE


Özel Arama
DİĞER KONULAR
İslamda Kadın  

Hazreti Muhammed Neden Çok Evlenmiş tir
Çağdaş Yaşam ve Kadın
Çağdaş Hayat ve Kadın
Kadını İstismar ediyorlar   
Tesettür
Başörtüsünde Reform


SapIklIklarIn veya cInsel İŞtahsIzlIğIn temelI Türk toplumunun eğItImsIzlIğI mI?
                                                          Çözüm eğItIm mI, VE  neyIn eğItImI ?

    Uzman görüşleri de, meydana gelen olaylarda sapıklık veya cinsel alandaki sapmalarda-doyumsuzlukta "eğitim,yaş veya gelişmişlik düzeyi " tanımadığı ortadadır!Avrupa'daki eğitim  seviyesi- gerek cinsel gerek genel eğitim- bizden çok ileride ama sonuç nasıl acaba? Tecavüz, sapıklık, ahlaksızlıkta sınır tanınmıyor. Batı kültüründe:Çocuk tacizinde en fazla batılılar önde,sapıklıkta sınır kalmadı; hayvanlarla sex, homo-lezbiyen-eş değiştirme...vs. Ya normal cinsellikler nasıl:batıda -mesela İngiltere'de- anne olma yaşı 13'kadar düştü - Tüm bunlarla ilgili haber ve kaynaklar sitemizde bol bol mevcuttur!-
     Kısaca; Cinsellikteki aşırılıklar (Tecavüz, sarkıntılık, doyumsuzluk, sapıklıklar...!)eğitim, kültür, zenginlik, refahla...alakalı değildir! Konunun çözümünün temelini "Ahlakî Eğitim" oluşturur! Temel cinsel eğitim tabii ki inkar edilemez ama asıl ana gövde ahlaki eğitimdir!Batıda da bu eksik olduğu için cinsellikte doyum sınırı kalmamış, doyumsuzluk baş aktör haline gelmiştir! O nedenle temel cinsel eğitimden yoksun olsa da toplumdaki ahlaki altyapı insanları batıdaki sapıklıklardan daha az cinsel sapmalara yönlendirmektedir! Özetle: "Bizdeki cinsel eğitimin tabu haline getirilmesi" şeklinde başlayan cümlelerin içi koftur ve şunun altını kalın çizgilerle çizmek gerekir: Cinsellik ahlaki sınırlar içinde tutmazsanız cinselliğin- İslami literatür ile ifade edersek nefsin isteklerinin- sınırı yoktur! Delili batı dünyası: erken yaşta cinsellik ve buluğ yaşının gittikçe aşağı düşmesi, Çocuk tacizi, eşcinsellik,dışkı yedirme,eş değiştirme,aile içi taciz-ensest-, çocuk anneler-İngiltere-...vs.

                                                           Çocuklara taciz eğitimli kişilerden
  
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) verilerine göre, son iki yılda çocuklara yönelik cinsel istismar ve kötü muamele nedeniyle aileler hakkında toplam 160 dava takip edildi. Bunlardan 123'ünü cinsel istismar oluşturdu, 37 aile hakkında da çocuklarına kötü muamele ettikleri iddiasıyla dava açıldı. Verilere göre çocuk taciziyle itham edilenler genellikle eğitimli, düzgün görünüşlü, çocuklarla sıcak ilişkiler kurabilen kişiler. Olguların yüzde 90-95'inde tacizci erkek
.(  Hürriyet : 6 Ocak 2007) 

AvrupalI  kadInlarIn dörtte bIrI şiddet kurbanI
         Avrupalı kadınların yüzde 20 ila 25’inin, hayatlarında en az bir kez fiziksel şiddete maruz kaldığı anlaşıldı. STRASBOURG - Avrupa Konseyinin, dünya kadınlar günü arifesinde yayınladığı araştırmaya göre, Avrupalı kadınlar özellikle evde şiddet görüyor. Bir başka önde gelen sebep de seks. 31 ülkede yapılan araştırma, kadınların yüzde 10’undan fazlasının kaba kuvvetle birlikte cinsel şiddete maruz kaldığını gösterdi. Kadınların yüzde 12 ila 15’i de, 16 yaşından sonra evde şiddete uğruyor.Araştırmaya göre, cinsel tacizi de içeren “genel baskılar”, Avrupa ülkelerinde çok yaygın. Buna göre, Avrupalı kadınların yüzde 45’i, hayatlarında bir şekilde baskı görüyor.Araştırmada, şiddetin topluma çıkardığı faturaya da ilk kez değiniliyor. Şiddete maruz kalan insanların çektiği ıstırabın kolay ölçülebilir bir şey olmadığı belirtilen araştırmaya göre, şiddet kurbanı kadınlar arsında alkol, sigara veya uyuşturucu bağımlılığı riski artıyor. Bu kadınlar arasında intihar eğilimi de yükseliyor.Araştırmaya göre, ayrıca evde şiddete tanık olan çocukların ileriki yaşlarda şiddet uygulayıcısı olma ihtimali de artıyor. Bu dolaylı etkilerinin yanı sıra şiddet olayları sağlık, adalet ve sosyal yardım sistemine de fazladan yük getiriyor.NTVMSNBC : 07 Mart 2007
         Merkezi, İrlanda’nın başkenti Dublin’de bulunan Avrupa Yaşam ve Çalışma Koşullarını İyileştirme Kurumu tarafından hazırlanan ”4’üncü Avrupa Çalışma Koşulları Anketi” Şubat ayının son günlerinde açıklandı. Türkiye dahil 31 Avrupa ülkesinde 2005 yılının Eylül ve Kasım aylarında gerçekleştirilen ankette 30 bin işçiye sorular yöneltildi... Kadınlar en çok Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 10, Norveç'te yüzde 7, Türkiye ve Hırvatistan'da yüzde 6, Danimarka, İsveç, Litvanya ve İngiltere'de yüzde 5 oranlarında bu olaylardan etkilenmektedirler. Olgu bazı güney Avrupa ülkelerinde güçlükle rapor edilebilmiştir. Anketle ilgili raporda AB'ye ilk üye olan 15 ülkede (AB15) geçen 10 yılda işyerinde iş arkadaşlarından ya da dışarıdan karşılaşılan Şiddette yüzde 4'ten yüzde 6'ya bir artış olduğu belirtildi...Ankette yer alan bir grafiğe göre, Avrupa'da 15-29 yaşları arasında iŞyerlerinde cinsel tacize uğrayan kadınların oranı yüzde 5.5'e ulaŞıyor. 30-49 yaŞ kadınların tacize uğram oranı yüzde 2.9. Türkiye dahil Avrupa işyerlerinde tacize uğrayan 50 yaşından büyük kadınların oranı ise yüzde 1'in altında
.  (21 Ocak 2008)

                                                                 Kadınlar AB'de de mutsuz
     Kadın-erkek eşitsizliği Türkiye kadar AB ülkelerinin de sorunu. Kadının toplumsal alandaki yerinin tartışıldığı bir sempozyumda konuşan Avrupa Kadın Lobisi Başkanı Lydia la Riviere Zijdel, Avrupa'da da pek çok kadının şiddet ve cinsel suistimale maruz kaldığını söyledi.
.. Avrupa Birliği'ne bağlı ülkelerde halen birçok kadının ya şiddete maruz kaldığını, ya da bu korkuyla yaşadığını anlatan Zijdel, "Birçok kadın için şiddet günlük bir olgu. Bu nedenle kadınlara uygulanan şiddet, onların güçlenmesi ve kadınların insan hakları alanında tam başarı elde etmesinin önünde bir engel. Avrupa'da her hafta bir kadın kocası tarafından öldürülüyor. Ev içinde yaşanan şiddet, dünyanın tüm ülkelerinde yaşanıyor. Bu durum kadın ve erkek arasında bir eşitsizlik yaratma girişimi. Bütün hükümetler kadın ve erkek arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak için çalışmalı ve her iki tarafa da eşit hak ve özgürlükler vermeli" dedi. Avrupa'da kadınlara uygulanan cinsel suistimalin büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Zijdel, küreselleşmenin bir sonucu olarak kadın cinselliğin bir ticaret aracı haline geldiğini dile getirdi. Avrupa Kadın Lobisi'nin fahişelik konusunda güçlü bir vizyona sahip olduğunu ifade eden Zijdel, "Fahişeliği kadına yönelik bir şiddet olarak görüyoruz. Kadınların yaşam standardındaki düşüklük ve kadın erkek ayrımı onları fahişelik gibi şiddet ve suistimal unsuruna maruz bırakıyor. ( Sabah: 15-09-2004 )

İşyerİnde taciz kadInlarIn kabusu
     Mağdurlarının genellikle kadınlar olduğu "işyerinde cinsel taciz", Türkiye'de de son derece yaygın ve ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor.Uzmanlara göre, cinsel taciz ve bunun da özelinde "iş yerinde cinsel taciz", ilgili çalışanın kendisini tehdit edilmiş, aşağılanmış, korunmaya muhtaç duruma düşürülmüş veya tacize uğramış hissetmesine yol açıyor. Çalışanın performansını etkileyen, iş güvencesinin temelini zayıflatan veya iş ortamını bozan cinsel taciz, çoğu kez güç gösterisine dönüşebiliyor. Ayrıca, bir başka çalışanı yıldırmayı, korkutmayı veya aşağılamayı da amaçlıyor.Cinsel tacizin kurbanları ağırlıklı olarak kadınlar. Cinsel taciz, yaşları, medeni durumu, fiziki görünüşü, geçmişi veya mesleki konumu önemli olmaksızın, bütün kadınları etkiliyor. İncelemelere göre, yüksek risk taşıyan gruplar, 30 yaşın altında ve bekar, genç kadınlar, eşini kaybetmiş, boşanmış veya ayrı yaşayan kadınlar, özellikle bakımıyla yükümlü olduğu yakınları bulunanlar.16.05.2004
 

                                                         İLK SIRADA SEVGİLİLER VAR
      Araştırma, sanılanın aksine, cinsel şiddet eylemlerinin yabancılar değil, çoğunlukla tanıdık kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Buna göre, saldırganların yüzde 95'inden fazlası tanıdık.
      Çalışmaya göre, ilk sırada sevgili düzeyindeki erkek arkadaş, ikincisi sırada nişanlılık ve sözlülük ilişkisi geliyor. Üçüncü sırada ise ensest ilişki türleri var.
      Araştırmada, sevgili düzeyindeki erkek arkadaşların daha çok görsel ve dokunsal cinsel şiddet türü uyguladığı dikkat çekti.
      Saldırganların çok büyük çoğunluğunu ise ortalama 25 yaşındaki erkekler oluşturdu. Eylemin gerçekleştirildiği yerler arasında ilk sırayı saldırganın evi aldı.
      Çalışma, eylemler nedeniyle adli makamlara başvuru oranının ise hemen hemen yok denecek kadar az olduğunu da ortaya koydu. Buna göre, adli makamlara iletilen cinsel şiddet türleri teşhircilik, cinsel içerikli dokunma ve cinsel birleşmeye teşebbüs eylemi ile sınırlı kaldı ve oranı yüzde 2-3'ü geçmedi.
      Bu tür eylemleri yaşayanların, çaresizlik ve suçluluk hissiyle utanma duygusunu yaşadığı da belirlendi.
                                             
     TAHMİN EDİLENİN DAHA ÖTESİNDE
      Araştırma sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Yavuz, cinsel şiddetin toplumdaki tüm bireyler için bir sorun ve tehlike olduğuna işaret etti.Prof. Dr. Yavuz, ''Bu çalışma, toplumumuzda cinsel şiddet boyutlarının tahmin edilenlerin de daha ötesinde olduğunu ortaya koyuyor'' dedi.Mağdurların adli makamlara başvurmama nedenleri arasında ilk sırayı toplumun olumsuz yaklaşımının aldığına işaret eden Prof. Dr. Yavuz, bunu; ispatlayama ve saldırganın misilleme yapma korkusunun takip ettiğini ifade etti.
      Prof. Dr. M. Fatih Yavuz, ''Cinsel şiddet eylemlerine maruz kalma oranının yüksekliği, karşı karşıya olduğumuz sorunun büyüklüğünü de gösteriyor. Adli makamlara yansıma oranlarının çok düşük olması da, bu soruna hukuksal, sosyolojik ve medikal açıdan ciddiyetle ve yoğun bir şekilde önem verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor'' diye konuştu.
      NOT : NOT : AŞAĞIDAKİ YAZI BİR İSLAM ALİMİNİN YAZISI DEĞİL,AKSİNE BİR YABANCI YAZARIN EVLİLİĞİN HAYAT BOYU MUTLU ŞEKİLDE SÜRMESİ İÇİN YAZDIĞI EŞLERE TAVSİYELERDEN OLUŞAN BİR KİTAPTAN ALINMIŞTIR !( Z. ZİGLAR : HAYAT BOYU  FLÖRT )

                                             KARŞI CİNSTEN İNSANLARLA ARKADAŞLIK
             Karşı cinsten insanların uzun süreli çalışma ilişkilerinde olaylar genellikle sinsice gelişir.Kişi ”Karşı cinsten filanca kişiyle sadece  arkadaşız” dediklerinde kesinlikle kendilerini aldatmaktadırlar.Bazen doğru gelebilir yada ilişkinin başında doğru gelebilir. Oysa pek çok durumda karşı cinsle kurulan arkadaşlık bir süre sonra, diğerinin zekası yada mesleki yeteneğine duyulan saygıya bağlı olarak arkadaşlıktan öte bir şey haline gelmeye başlar.İlişki adım adım daha açık ve güvenilir bir nitelik kazanır.Küçük şeyler paylaşıldıkça bir takım tesadüfler ve ortaklıklar sonucunda daha yakınlaştığınızı fark edersiniz.

               Eğer evliyseniz eşinizle aranızdaki farklılıklar yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başlar. Bir bakmışsınız ki yeni arkadaşınızla her şeyde uyuşurken ,eşinizle hiçbir konuda uyuşmaz hale gelmişsiniz.Tabii sonunda diğer insanla (arkadaşınızla) uyum faktörü yada fiziksel çekicilik nedeniyle hormonlar faaliyete geçer ve kaçınılmaz olay nihayet gerçekleşir.Olmasını asla tasarlamadığınız şeyler olur.    Konunun trajik  yanı  Çoğu cazip şeyin zamanla felaket getireceğinin başta inkar edilmesidir.

                Karşı cinsten biriyle gözlerin  SANİYENİN ONDA BİRİ KADAR BİR ZAMANDA uzunca birleşmesi , koridorda yanından geçerken özel bir itina göstermek,herhangi bir yerde tesadüfen çarpışmak,TOKALAŞIRKEN veya bir şey alıp verirken ellerin bir iki saniye daha uzun tutulması,… bunlar ve bunun benzeri ipuçlarını görmemezlikten gelmek … bu gibi şeyler kırmızı bayraklardır böyle durumlarda kendinize “zararsız flört “ olamayacağını hatırlatın.Eğer evli iseniz  olan şeyi dürüstçe kabul edin – mazeret aramayın – ve eşinize bağlılığınızı hatırlayın.  İş yerinizdeki arkadaşınızla veya sekreterinizle bir kere yemeğe çıksam ne olur  , demeyin : Boşanmaların yüzde yetmişi aynı iş yerinde veya yakın iş birliği halinde çalışan şahısların yakınlaşması sonucu oluşuyor.yüzde ellisi de eşlerden birinin bir alış veriş merkezinde veya otoparkta karşı cinsten biri ile tanışması ve o kişiye karşı ilgi duyması ile gerçekleşiyor. Kısacası sekreterinizle veya işbirliği içinde olduğunuz karşı cinsle iş yemeğine veya bir yerde  buluşmanızın  size hiçbir kazancı olmaz , ama kaybedeceğiniz çok şey olur!İşin gerçeği bu konuda duyarlı öğütler vardır :” evlilikten önce iffet , evli iken sadakat gerekir.”

             Karşı cinsten biri ile çalışmanız gereken durumlar olacaktır. Bu durumu önleyemeyebilirsiniz ama kendi düşünce ve konuşmalarınızı pekala denetleyebilirsiniz.Temel sorun , dostluk ile  flört arasındaki çizgiyi aştığınız  zaman sonuçta  bir şeylerin yaşanabilecek olmasıdır.yaşananlarda kötü sonuçlar doğurur.


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
  • Yorum yaz!
  • Baglanti
  • :: Etiketler : Çağdaş Hayat ve Kadın

    Kategoriler